hikaye
Bir hikaye anlatıcı bul
Yaşlı,ak sakallı,yaşanmışlıkların doğrulayıcısı
Hiçliğin bilgesi olsun.
Konuşma uzunca..
sadece dinle
huzurun gölgesinde...
Usulca kalk yerinden,
küçük adımlar at usulca.
küçük bir meyve bıçağı al eline.
Acelesiz,umarsız
Bir dilim kes sadece etinden.
Kanı gör,kokla...
Acının arkadaşı ol ve bilgeliği hisset
kandır tüm bilgeliğin atası.
Yolunu bulacaksın korkma,
Işık ve ses rehberin olacaktır...
Gözü arkada kalmış düşen kuru sarı yaprağın
tedirginliğidir yaşadığın.
Toprağa kavuşacaksın güz mevsiminde
hoyrat ayaklar altında.
Hiç doğmayacak ve sevmeyeceksin bir daha...
Sokul yanıma,kanın akışını duy.
Birkez olsun görmeye çalışma,
Yanılgıların yol göstersin sana
Bir tutam toprağı avuçla
savur gökyüzüne,
sus sadece bak
hiçlik ve herşey savrulurken.
Biliyorum gördüğün aslında sadece beklediğin
Tıpkı rüyada gördüğün,
uyandığında geçti ! zannettiğin
ama aslında hiç geçmeyecek olan
bir dalganın doğduğu an ölümünü kutlaması gibi
Bilirsin yaşadığın şehri,sokakları ve
küçük bir dalganın doğmadığı gibi ölmediğini de...
Tüm güzelliklerin mezar hırsızıyız,
Ganimetimizle bizi bekleyen
ucuz,bol sarhoşluklar...
Sevişirken ve aslında hiç olmamışlığın
hayal kırıklığındayken..
Biliyor musun?
Işığın,rüzgarın ve sesin dansında
seyirciyiz
fakat mutluyuz.
Yaşanmışlıklarımız
göğün tüm renklerini taşıyor görünür hep
ama aslında
sadece siyah ve beyaz...
Yaşanmamışlıklarımız,
bir su damlası gibi serin ve narin,
ceylanın düşüne girmişçesine..
Siyahın ve beyazın huzurunda..
Ah ne yazık fırtınalar içindeyiz
sarhoşuz..
Lakin hayat,
bir otobanda sarhoş ve melankolik
olmak kadar tehlikeli..
duruyor işte karşında tüm huzuru
ve iç dinginliğiyle..

This work by karga is licensed under a Creative Commons Attribution 3.0 Unported License.
Yaşlı,ak sakallı,yaşanmışlıkların doğrulayıcısı
Hiçliğin bilgesi olsun.
Konuşma uzunca..
sadece dinle
huzurun gölgesinde...
Usulca kalk yerinden,
küçük adımlar at usulca.
küçük bir meyve bıçağı al eline.
Acelesiz,umarsız
Bir dilim kes sadece etinden.
Kanı gör,kokla...
Acının arkadaşı ol ve bilgeliği hisset
kandır tüm bilgeliğin atası.
Yolunu bulacaksın korkma,
Işık ve ses rehberin olacaktır...
Gözü arkada kalmış düşen kuru sarı yaprağın
tedirginliğidir yaşadığın.
Toprağa kavuşacaksın güz mevsiminde
hoyrat ayaklar altında.
Hiç doğmayacak ve sevmeyeceksin bir daha...
Sokul yanıma,kanın akışını duy.
Birkez olsun görmeye çalışma,
Yanılgıların yol göstersin sana
Bir tutam toprağı avuçla
savur gökyüzüne,
sus sadece bak
hiçlik ve herşey savrulurken.
Biliyorum gördüğün aslında sadece beklediğin
Tıpkı rüyada gördüğün,
uyandığında geçti ! zannettiğin
ama aslında hiç geçmeyecek olan
bir dalganın doğduğu an ölümünü kutlaması gibi
Bilirsin yaşadığın şehri,sokakları ve
küçük bir dalganın doğmadığı gibi ölmediğini de...
Tüm güzelliklerin mezar hırsızıyız,
Ganimetimizle bizi bekleyen
ucuz,bol sarhoşluklar...
Sevişirken ve aslında hiç olmamışlığın
hayal kırıklığındayken..
Biliyor musun?
Işığın,rüzgarın ve sesin dansında
seyirciyiz
fakat mutluyuz.
Yaşanmışlıklarımız
göğün tüm renklerini taşıyor görünür hep
ama aslında
sadece siyah ve beyaz...
Yaşanmamışlıklarımız,
bir su damlası gibi serin ve narin,
ceylanın düşüne girmişçesine..
Siyahın ve beyazın huzurunda..
Ah ne yazık fırtınalar içindeyiz
sarhoşuz..
Lakin hayat,
bir otobanda sarhoş ve melankolik
olmak kadar tehlikeli..
duruyor işte karşında tüm huzuru
ve iç dinginliğiyle..

This work by karga is licensed under a Creative Commons Attribution 3.0 Unported License.
IP adresi
